Ana Sayfa Blog La Brujita – Küçük Cadı | Juan Sebastian Veron

La Brujita – Küçük Cadı | Juan Sebastian Veron

137

“Sanırım bu futboldaki sekizinci yılım. Sekiz yıldır Ramon’un oğlu diye soyunma odalarında dolaşmaktan sıkılmış olsam da – ki sadece Ramon’un oğlu deseler yine iyi, yirmi yıllık futbol kariyerinde Arjantin’de sırtlamadığı ve aynı zamanda kalesinde yırtılmadık file bırakmamış onca takımın en iyi analiz etmeye muhtaç kaldığı koca Juan Ramon’a ‘Cadı’ deyip duruyorlar. Haliyle ‘Küçük Cadı’ olmak da bana düşüyor. – arada bir antrenmanlarda ben de üç beş top kovalıyorum. Pederin demesine bakılırsa on yıla kalmaz Estudiantes tarihinin en azimli futbolcusu olurmuşum.

– Olurum tabii!

– Yok canım nerede bizde o cengaverlik!

– Ama Juan Ramon Veron ?

– Ama bir yerde de ‘La Bruja!’ yani ‘Cadı’!

Kendi kendime konuşmak en büyük eğlencem haline geliyor mevzuu bahis Estudiantes olduğunda. Her insanın hayallerini süsleyen yahut ismi hafızasında bir yerde bir şekilde titreştiğinde o titreşim kalbine kadar inip heyecandan nefes alış verişinde bir dengesizliğe kadar bütün vücutta kimi reaksiyonlara sebep olan bir takım objeler vardır.

Estudiantes !

Bakın yine uçurumlarca derin, bulutlar kadar engin ve bilmem ne kadar ötedeki bilmem ne kadarlık kıymetteki nesneye bir anda eriştim. Neden ? Çünkü ‘Estudiantes’! Ramon Veron benim babam, henüz on sekiz yaşında başladığı Estudiantes futbolunu otuz sekiz yaşına değin sürdüren ve yine burada noktalayan adam. En büyük örneklerimden diyemem çünkü çokluk ifadesi kullanmam bir miktar kırılmalara sebep olabilir zât-ı şahânelerinde(!). Zira kendimi bildim bileli Panathinaikos, Junior, Cucuta ve tabii ki Estudiantes’in stadyumlarında toplamadığım top, parmaklarımın herhangi birine değmeyen en ufak bir çimen tanesi kalmadı. Bu yüzden sekiz yıl önce Estudiantes’in en kıymetli hastanesinde gözlerimi açtığımdan bu yana tek derdim, işim ve uğraşım : Futbol!

Konu nereden nerelere geldi bak! Heh, ne diyordum. Evet, evet bak şimdi. Peder diyor ki bana on yıla kalmaz Estudiantes’tesin. Bu sözü duyduğum andan itibaren ciddi düşünceler sardı şu yaşımda beni. Düşünüyorum da sanırım bu tahmin edilen vak’â gerçek olursa, dünyadan başka bir dileğim olmaz. Bir yerde baba mesleği haline de gelmiş tabi bizde. Doğuştan enjekte edilmiş bir aşk hormonu var bünyede Estudiantes’e karşı.”

Evet bu notları yazarken sekiz yaşlarında bir Sebastian’ın toz pembe ve asla gerçekleşeceğine imkan vermediği hayalleri kalemden dökülmüş. Her ne kadar o sekiz yaşındaki yazma kabiliyeti kaybolmuş olsa da şimdiki Sebastian’ın yazmaktan çok topa vurmaya yeteneği var. Sanırım az evvel okuduğunuz hikayenin devamını merak edersiniz.

‘Cadı’nın tahmini tuttu ve sekiz yaşından itibaren formasını terlettiğim Estudiantes’in A takımına istenen oyuncu oldum. Gerçekten hayallerimi süsleyen en büyük şeye kavuşmuş olmanın yanı sıra bu ‘babadan kalma emanet’i nasıl devam ettirebilirim derdine çoktan düşmeye başlamıştım bile. Futbola başladığım dönemdeki İtalya Ligi çılgınlığını hepiniz bilirsiniz. Herkesin gözü orada, bir gün bir şekilde Serie A’da kendini yetiştirmekti. Henüz doksanlı yılların başına dayanan bu lig gün geçtikçe değerine değer katıyor ve dönemin en parlak oyuncuları burada yetişiyordu. Maradona, en deli transferini Napoli’yle imzaladığı sözleşmede görmüş ve dünyada en çok konuşulan olaylardan olmuştu. O vakitler henüz on yaşlarındaydım ve ‘Cadı’nın bana Serie A ile ilgili yaptığı göndermeler halen dün gibi yâdımdadır. Neyse ki Estudiantes’te keşfedilmem uzun sürmedi, önce ülkenin anlı şanlı temsilcisi Boca Juniors’a transferim gerçekleşti ve hemen bir sezon sonra da İtalya’da açtım gözlerimi. Düşünün ki o vakitler ben daha çok Edgar Davids’li Gilberto Silva’lı Emerson’lu haberlere denk geliyorum bulunduğum mevkiiyle ilgili bültenleri takip ettiğimde. Özellikle Milan ve Juventus’un o dönemlerini görmemiş olanların dönüp tekrar izlemelerini tavsiye ederim. Sampdoria’ya transferim gerçekleştikten sonra her şey daha hızlı gelişmeye başladı. Çocukken babam Ramon’dan ve onun arkadaşlarından Agresta ve Pachamé’den öğrendiğim şeyler artık kendiliğinden bir tecrübe yetisi oluşturmuş ve her şey sanki planlanmış gibi kendi halinde gerçekleşiyordu. Özellikle her antrenmanda çalıştığım uzaktan şut deneyimlerimi kaleden kaleye çok rahat ve sert vuracak şekilde geliştirmiştim. Daha sonra Parma, Lazio derken henüz 2000li yılların başındaydım ve İngiltere’de Premier Lig’in yatırımları zaman geçtikçe daha bir çılgınlaşıyordu. Kariyerimin zirvesi olan ve dünya futbolunda ismimin bu kadar yankı bulacağını hiç tahmin etmediğim transfer gerçekleşti. Artık Manchester United yolcusuydum.

Stam, van Nistelrooy ve Forlan’ın yükseldiği o dönemde elimden geldiğince takıma bir şeyler katmak adına çalışmalarımı sürdürdüm. Bütün bu olaylar bir şekilde yolunda devam ediyorken aklımın bir ucunda sürekli Estudiantes vardı. Zaten biraz dikkat ettiyseniz, kariyerimin neredeyse her sene farklı bir takımda farklı bir tecrübe ve yeti kazanmak üzerine kurulu olduğunu göreceksiniz. Hedefim en son yine doğduğum büyüdüğüm takıma dönüp tekrar o takımda büyük işler başarmaktı. Nitekim birçok devler ligi müsabakası ve hatta Avrupa’da kupaya varana kadar başarılar elde ettim ve rotamı en büyük hedefim asıl takımıma çevirdim.

Chelsea, Inter ve tekrar ve işte ve istenilen yer, nihai hedef : Estudiantes ! Tam 11 yıldır beklenen gerçekleşti. Estudiantes’e geri döndüm ve kazandığım, öğrendiğim kimi tecrübeleri aktarmak adına gecemden gündüzümden geçtim. 2006 – 2007 sezonundan 2016-2017 sezonuna değin kimi vakitler ara vermiş vaziyette sahada görev almayarak kimi vakitler yüreğimi sahaya koyarak formasına kulübüne aşık olduğum takımı bir yerlere getirmek adına her şeyi yaptım.

Kimi uğraşılarım işe yaramış olacak ki, işte bugün Arjantin’in efsanelerinden Boca Juniors ve River Plate’in puan savaşına girdiği ve şampiyonluğa oynayan bir takım oldu Estudiantes. Başkanlık görevini yerine getirdiğim bu kulüple daha çok güzel şeyler başaracağız. He, bu arada küçük Sebastian’ın yanına gidebilme şansım olsaydı Manchester’da oynarken West Ham’a karşı attığı o frikikte ciddiyetten uzak, çocuklar gibi eğlendiği bir gol sevinci yaşamasını isterdim. Arada bir denk geliyorum kendi halime gülüyorum çünkü.

Sevgiyle Kalın.

Juan Sebastian Veron.

Nâm-ı Diğer : La Brujita

Yani : Küçük Cadı!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here