Ana Sayfa Blog Eric The King | Eric Cantona

Eric The King | Eric Cantona

142

Zaman zaman beyaz çoğu zaman siyah kaldırılmış yakası, sırtında 7 numara yazan kırmızı Manchester United forması, hırçınlığıyla nam salmış bir futbol dehası, son zamanlarda yönetmen – aktör. Fransız olmasına rağmen İngilizlerin kalbinde taht kurmuş bir futbolcu. Kariyerine nice başarılar sığdırmış ikonik bir isim. Ne söylesek az Eric Cantona için…

Marsilya, Bordeaux, Montpellier gibi takımların formasını terletmesine rağmen, Manchester  United’le özdeşleştiğini bilmeyen yoktur Cantona’nın. 1992 yılı kendisi için bir dönüm noktasıydı. Nimes’ten Sheffield Wednesday’e transfer olmak üzereydi. Sheffield Menajeri Trevor Francis, Cantona’yı 1 hafta denemek istediğini söyledi. Cantona bu teklifi reddedip, Leeds United’a imza attı. Leeds, bu imzadna 3 ay sonra lig şampiyonluğunu kazandı. Shiffield’in teklifinin reddetmesiyle birlikte futbol tarihine ismini altın harflerle yazdırmak için ilk adımı atmıştı Eric Cantona.

Ülkesinde sevilmeyen, futbolu bırakması istenen Eric Cantona’ya İngiltere’de şarkılar yazıldı. ”Ooh Aah Eric Cantona” bestesi tribünlerde sıkça duyulur oldu. Elland Road’da adeta simge oldu Eric. Leeds United’da 28 maça çıktı. 1992-1993 sezonu tamamlanmadan Leeds United’dan ayrıldı. Leeds o sezon ligi 17. sırada tamamladı.

Ve Karşınızda Eric The King

İngiliz devi Manchester United‘ın yolunu tutan Eric burada ”The King” lakabını alacaktı. United onunla birlikte tam 26 yıl sonra Premier Lig şampiyonu olacaktı. Bunu; 1993, 1994, 1996, 1997 yıllarındaki şampiyonluklar takip etti. 1994 yılında PFA tarafından yılın oyuncusu seçildi. Eric taraftarla kurduğu bağı şu şekilde ifade ediyor: ”Onları ilk gördüğümde bu çocuklar Manchester’lı. Bana dokunduklarında, benimle konuştuklarında onları mutlu etmek ve bugüne kadar gördükleri tüm futbolculardan farklı olduğumu göstermek istedim.” Sert, kuvvetli, çalışkan ve yetenekli yapısıyla dikkatleri üzerine toplamıştı Cantona. Bitiriciliği çok başarılıydı. Manchester United formasıyla 143 maça çıktı ve 64 gol kaydetti. 5 yılda 4 lig şampiyonluğu yaşadı, 2 FA Cup’ı müzesine götürdü.

Kaptan The King

1996-1997 sezonunda takımın kaptanı Steve Bruce sakatlandı. Ve Eric Cantona artık takımın yeni kaptanıydı.

Bizim Hırçın Delikanlı

Hırçınlığı dillere destandır Eric Cantona’nın. Öyle ki yeşil sahalardaki agresif tavırlarından biz de nasibimizi almıştık. Galatasaray maçında hakemi şike yapmakla suçladı. Türk polisi ile tartışıp 4 maç ceza aldı. Eşiyle kendisini görüntüleyen TNT muhabirini tartakladı. Cantona’nın unutulmaz olayına geldi sıra. Eric belki de bugüne kadar saha içerisinde karıştığı olaylar arasında en büyük hatayı burada yaptı. Crystal Palace maçında oyun alanından çıkarken tribünden Matthew Simmons isimli Crystal Palace taraftarı Eric’e bir şeyler söyledi. Söylediği şey her ne ise Eric’i çok kızdırdı. Eric görevlileri aşarak taraftara uçan tekme attı. Bu hareket İngiltere’de ‘büyük yankı uyandırdı. Bu olaydan dolayı 2 hafta hapis cezası aldı. Bu ceza 120 saatlik kamu hizmetine dönüştürüldü. Sahalardan ise 9 ay men edildi. Kendisine yöneltilen ”Futbol hayatın boyunca yaşadığın en iyi an nedir?” sorusuna ”En iyi anı mı? Çok güzel anılarım var ama Crystal Palace maçındaki o holigana attığım tekmeyi tercih ediyorum.” cevabını vermesi onun bu hareketinden hiç de pişmanlık duymadığını gösteriyor.

Çocukluğu

Dedesi ve dedesinin babası 2. Dünya Savaşı’nda savaşmıştı, ardından Fransa’da bir arazi almıştı ancak ev yapılana dek Cantona ve ailesi yatak odasından küçük boyutlarda bir mağarada yaşamak zorunda kaldılar. Cantona da burada dünyaya geldi.

Aynı Zamanda Aktör Yönetmen

Cantona yeşil sahaların dışında, film setlerine de çok meraklıydı. Futbolun ardından kariyerini bir aktör ve yönetmen olarak sürdürdü, 20’yi aşkın yapımı yönetti ya da rol aldı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here