Galatasaray İlk 11 :

Muslera, Mariano, Luyindama, Marcao, Nagatomo, Fernando, Donk, Belhanda, Onyekuru, Feghouli, Diagne

Beşiktaş   İlk 11 :

Karius, Gökhan Gönül, Vida, Isimat-Mirin, Caner Erkin, Atiba, Necip, Dorukhan,LJajic, Lens, Burak Yılmaz

Sezonun belkide en önemli maçlarından birisini izledik bugün. Yıllardır devam eden bir derbi olması dışında, bir de zirve yarışını birinci dereceden etkileyecek olması, maçın önemini daha da arttırdı. Bu da yetmedi, cuma günü oynanan, Sivasspor – Başakşehir maçından da beraberlik haberi gelince, iki takımın da zirve için iyice iştahı kabardı.

Haftalar öncesinden spor medyası bu maça odaklandı diyebiliriz. İki hocanın da takımını bu maça nasıl hazırlayacağı ve sahaya nasıl bir 11 süreceği merak konusuydu.

İlk 11’ler açıklandığında, göze çarpan iki tane kritik karar vardı bana göre. Birincisi Fatih Terim’in Ndiaye’yi, bırakın ilk 11’den kesmesini, maç kadrosuna bile almaması. İkincisi ise Şenol Güneş’in sürpriz bir şekilde ilk 11’de Necip’e yer vermesi. Maçtan bir saat önce ilk 11’ler açıklandığında,sosyal medyada taraftarların da en çok konuştuğu konular bunlardı.

Maça gelirsek, Galatasaray, taraftarının da desteğini alarak baskılı bir oyunla başladı. İlk 5 – 10 dakika bu maça galibiyet için çıktığını hissettirdi. Beşiktaş, baskıyı atlattıktan sonra, ara ara tehlikeli ataklarla rakibine bu işin öyle kolay olmadığını gösterdi. Hakem Bülent Yıldırım, belki de derbinin stresini kaldıramadığı için en ufak pozisyonda bile faul çalıp sarı kartlarına başvurmaya başlayınca olay farklı bir boyuta geldi. Bu kartlarını kullanırken de özellikle ilk yarıda insiyatifini Galatasaray lehine kullandı diyebilirim. Beşiktaş’lı oyunculara üst üste o kadar çok kart gösterdi ki, ister istemez sahada gerginlik seviyesi yükseldi. Ama bu konu özellikle ilk yarıda Beşiktaş’ın kötü bir oyun sergilediği gerçeğini değiştirmiyor. İlk golde ki taç konusuna gelecek olursak, top Caner’in ayağına değdi mi, değmedi mi ? Ben bu polemiğe girmek istemiyorum. Ama özellikle dikkat çekmek istediğim konu, Beşiktaş kalitesindeki bir takım,bu kadar dalgın bir vaziyette bekleyip gol yememeli. Ne olursa olsun o pozisyonun oluşum mesafesi 60 – 65 metre civarında.

İkinci yarıya Beşiktaş daha baskılı başladı,değişiklikler de yaptı Şenol hoca. Ljajic daha çok topla buluşmaya başladı ama bunları değerlendiremedi Beşiktaş. Ayrıca baskı kurup rakip sahaya yüklendikçe de geride boşluklar vermeye başladılar. Özellikle 70. dakikaya kadar Galatasaray çok boşluk buldu rakip sahada, ama onlar da bu pozisyonları çok kolay harcadılar…

Maçın genel olarak yorumunu yapacak olursam, İki takımında kalitesinden şüphem yok ama özellikle mental açıdan Fatih Terim takımını daha iyi hazırlamış. Beşiktaş’lı oyuncularda o hırsı pek göremedim. Galatasaray’lı oyuncular ise taraftarın desteğini de olumlu bir enerjiye çevirdi ve maç boyunca bu maçı almayı çok istediklerini hissettirdi. Beşiktaş’ın ligdeki son iki haftada da hissedilen form düşüklüğü bu maçta iyice ortaya çıktı diyebilirim.

Daha öncede belirttiğim gibi hakem bazı kararlarında maçı kontrol altına alayım derken, takımların performanslarının önüne geçip, kendisinden bahsettirmeyi başardı.Tekrar belirtiyorum özellikle ilk yarıda Beşiktaş aleyhine düdükler çaldı ve kartlar gösterdi. Ama ne olursa olsun bu Galatasaray’ın iyi bir futbol oynadığı gerçeğini değiştirmiyor bana sorarsanız, Galatasaray bu maça daha iyi hazırlanmış ve şampiyonluk için çok önemli bir 3 puanın sahibi oldu….

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here