Ana Sayfa Blog Bir Şehrin Kaderini Değiştirmek | Atlanta

Bir Şehrin Kaderini Değiştirmek | Atlanta

42

Atlanta şehrinin spor ile arası her zaman iyi olmuştur. Fakat istenilen başarılar konusunda, özellikle majör seviyede istenilen seviyeye ulaşmada hep sorun yaşanılmıştır. Şehrin 10’dan fazla spor dalında takımı bulunmaktadır. Buna 2016 ile birlikte, Atlanta United adında bir de en üst seviye için bir futbol takımı kurulmak istendi.Bu işe de takımın başına, Arjantin milli takımıyla 2 Kupa Amerika finali ve 1 tane de Dünya Kupası finalinden kaybederek ayrılan, Gerardo Martino getirilerek başlandı.

Atlanta şehri, artık en üst seviyede başarı bekliyordu. Bunu isteyen bir başkası daha vardı. Gerardo Martino, sadece para için burada değildi. Ona, bir şeyler inşa etmesi için bu teklif yapılmıştı. Şu sıralar DL Yifang takımı’nın hocası olan ve Çin’e geldiğinde, bu olayın sadece para ile ilişkili olmadığını söyleyen Rafael Benitez‘in de yakın zamanda verdiği röportajı hatırlatıyor bizlere.

İlk Rota : Güney Amerika

Martino ve ekibi, işe Güney Amerika kıtasından, özellikle de Arjantin’den oyuncu profilleri belirleyerek ve takıma katarak başladılar bu işe. Gonzalez Pirez, Miguel Almiron,Asad ve Villalba gibi biraz parlamış ama çok da göz önünde olmayan oyunculara yöneldiler ve takım iskeletini onlardan oluşturdular. Ve son olarak da 3 yıl formasını giydiği Torino ile istediği seviyeye bir türlü gelemeyen, yeni bir macera arayan, Josef Martinez takıma katıldı.

Martino hoca ilk yıl klasik bir 4-2-3-1 takımı yarattı. Kanatlara Villalba ve Asad, ortaya ise Almiron monte edildi. En önde ise ligin üstünde bir seviyede olduğu henüz ortaya çıkmamış olan, Martinez yerleşecekti. İlk yıl bu oyunu ile,Konferansı 4.sırada bitiren Atlanta, play in maçında, Colombus‘u yenemeyince lig onlar için bitmiş oldu. Ama oynanan oyunun seviyesi ve ortaya çıkan görüntü hem şehri hem de takımı gelecek yıl yapabilecekleriyle ilgili heyecanlandırmıştı.

Yeni Sezon Çalışmaları

Sonraki sezona başlarken hedefler çok daha büyüktü. Ve bunlar içinde 4 sezon boyunca Portland Timbers forması giyen bir 6 numara, Darlington Nagbe takıma katıldı. Nagbe’nin takıma katılışı, takımın hem sertlik,hem de aradığı dinamo görevini görecek olan oyuncuyu bulması yönünden büyük önem taşıyordu. Takım geçen yılın üzerine koyduğunu ikinci haftadan itibaren göstermeye başladı. Aldığı galibiyetlerin yanında, ortaya koyduğu oyun rakiplerini boğuyor, özellikle topa sahip olduğu zamanlarda, durdurulması mümkün olmuyordu. Ev sahibi olduğu maçlarda 73 bin seyircisiyle beraber inanılmaz bir atmosfer oluşturan Atlanta, evinde sadece 2 kere mağlup edilebilmişti. Sezon boyunca attıkları 70 golün, yarısından fazlasında payı olan, Almiron-Martinez ikilisi adeta parlıyordu. Sezon sonunda da Almiron, Premier Ligin yolunu tutacak ve ödülünü almış olacak idi.

Sezon sonuna doğru formunu daha da yukarıya çeken Atlanta, Mls Finalinde de Portland‘ı evinde zorlanmadan geçerek kupayı kazandı. Bu kupa, şehrin Majör seviyede kazandığı ilk kupa olarak da tarihe geçmiş oldu. Sezon boyunca oynadığı futbol, bunu yapabilecek olduklarını göstermişti.

Gerardo Martino için de bu kupanın anlamı çok büyüktü. Kaybedilen 3 final sonrası bu inşanın baş mimarı olan Teknik adam, sezon sonu Meksika milli takımının başına geçecek ve yeni bir maceraya atılacaktı.

Yeni Hoca Yeni Sistem

Yeni sezona ise Frank De Boer ile başlayan Atlanta, hocasının 3-4-3 sistemine ayak uydurmakta epeyce zorlandı. Yeni sistem ve yeni hocanın yanına bir de yıldız oyuncularının kaybı da eklenince, bir süre form tutamadılar. Fakat daha sonra, sezon sonu yaptıkları çıkışın sonucu olarak ligi play off potasında bitirerek ilk hedeflerine ulaştılar. Sezon içerisinde bir de Amerika Açık Kupası kazanıldı ve takımın güveni tam olarak yerine geldi. River Plate takımından Gonzalo Martinez’i transfer ederek herkesi şaşırtan Atlanta, Almiron‘un yerine de, tipik bir kanat olan Justin Meram’ı kadrosuna kattı. De Boer, önceki sezondan farklı olarak Martinez’i daha çok orta alana yaklaştırdı ve oyun kurulumunda da ona görevler verdi. Oyun kurulumunda ise çok net bir kural göze çarpıyordu. Zorunda kalmadığın sürece uzun vurma. Pas ile çık. Hata yapması hiç sorun değildi oyuncuların. Çünkü o hataları zaten yapa yapa daha iyi seviyelere geleceklerdi bu pas ile çıkma işinde.

Futbol Gevezeleri Youtube Kanalı :
https://www.youtube.com/channel/UCi8usp6GHE1kgleDY-HFQkQ

Avrupa Ligi Analiz Yazılarımız :
https://www.futbolgevezeleri.com/avrupa-ligi/

Şampiyonlar Ligi Analiz Yazılarımız :
https://www.futbolgevezeleri.com/sampiyonlar-ligi/

Türkiye Süper Lig Analiz Yazılarımız :
https://www.futbolgevezeleri.com/super-lig/

İngiltere Premier Lig Analiz Yazılarımız :
https://www.futbolgevezeleri.com/premier-lig/

Bloglarımız ve Köşe Yazılarımız :
https://www.futbolgevezeleri.com/blog/

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here