Ana Sayfa Blog “Her şey adına minnettarım”

“Her şey adına minnettarım”

161

“Hala inanamıyorum. Bugün her şey mükemmel sonuçlandı. Fakat en önemli şey, kazandığımız ve hala bir şansımızın olduğu. Her şeyden önce taraftarı ve stadyumu özleyeceğim. Bu benim için süper bir elveda oldu ve evet, taraftarım ve Dortmund için minnettarım.”

Soyunma odası ile yeşil zemin arasındaki tünelde gözyaşlarına ne kadar hakim olmaya çalıştığını gizli bir kamerayla izliyor gibiydik. Kalp ritmindeki ani reaksiyonların belirsizliğine veya kalp ritmiyle tribünün iniltisinin birbirine karıştığına adım kadar eminim. 2018 – 2019 Bundesliga’sında Dortmund’un kıyasıya sürdürdüğü şampiyonluk yarışının bir anda ‘ümit’ten kesilmesi herkesin canını yakan vakalardandı. Fakat sahaya adımlarını atarken Signal Iduna Park’taki ‘son maç’ın verdiği heyecan Pulisic için tarifi imkansız bir heyecan sebebiydi. 41. dakikada takımını öne geçiren skoru getirip tribünlere gol sevinciyle koşarken içinden şampiyonluk bestelerini de okuyor olmalıydı. 90+1’de sapsarı tribünün onu kucaklayan tezahüratları ise 3 – 2’lik galibiyetin ardından herkesin anlayamayacağı kadar efsane bir olaydır.

Eski adıyla Westfalenstadion’daki son maçının hayalini eminim daha önceki gün bile kurmamıştı. Hem kim, nasıl hayal edebilir ki o atmosferde yaşanacak büyüleyici duyguyu ? Ancak bu skor ve bu maç performansından daha iyisini de hayal edemezdi. İngiltere uçağına binmeden önce oynayacağı son bir maçı daha var elbet ve kim bilir belki de şampiyonluk kupasını kaldırarak uzaklaşacak sarının siyahla dans ettiği bu şehir ve bu taraftardan.

Pulisic’in şahsından ziyade Dortmund’un genel halinden tedirginleşmiş olan taraftar, Zur Sonne’da maç öncesi sözüm ona ‘çekirdek-kola’ yaparken şampiyonlukta en büyük çelmeyi takan adamı tartıştılar muhakkak. Bu isimler arasında gencecik yaşına rağmen saygısızlığı yahut hakareti hak etmediğini düşündükleri sayılı adamdan bir tanesi Christian Pulisic. Hem Dortmund tarihine ayak basmakla kalmayıp ayak izini bırakmış biri olarak gördükleri bu elemandan övgüyle bahsediliyor. Bunu hem son maçtaki alkış ve tezahüratlardan hem de sahada top ayağına yaklaşırken gözlerde oluşan ışıltılardan anlayabiliyoruz.

Peki gel gelelim bu Pulisic Dortmund için neler yaptı da bu kadar övgüyle bahsediyorsun diye soranlara. 20 yaşında 60 Milyon Euro değerini almış bu gencecik kardeşimizin aslen Amerikan vatandaşı olduğu ve Amerika Milli Takımı’na hatrı sayılarla ifade edilemeyecek güzellikler yaptığını hatırlattıktan sonra U17’sinden itibaren Dortmund logosunun göğsünde apayrı bir yer ettiğini belirtmekte de fayda var. Efendim bu genç kardeşimiz, 151 müsabakada forma giymiş dersek sönük kalır zira 33 golüyle takımına büyük ataklar yaptıran bir futbolcu. 38 adet asistini ise çöpe atamayız belki de yaptığı en güzel işlerden birisi bu.

Bir gün dönmenin hayaliyle gittiği Premier Lig’in Chelsea’sinde ise bu başarıların kat be katına imza atma çabalarına devam ediyor. 4 müsabakada ilk 11 oyuna girip kariyerini şahlandıran Pulisic, gelecek adına büyük işlere giriştiğini daha şimdiden hissettiğimiz 21 yaşındaki gencecik bir futbolcu…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here