Ana Sayfa Blog Milli Araya Girerken Fenerbahçe

Milli Araya Girerken Fenerbahçe

50
fenerbahçe
fenerbahçe

Merhabalar arkadaşlar bugün milli araya girerken Fenerbahçe’nin geçmiş performansı üzerine bir yazı derleyelim dedik. Malum milli ara sebebiyle Süper Lig’den biraz uzak kalacağız biz de bu arada geçtiğimiz 7 haftada Fenerbahçe üzerine yaptığımız tespitler üzerine konuşalım.

Öncelikle şunu belirtelim: Fenerbahçe ligin uzak ara en iyi hücum performansı gösteren takımı. Uzun yıllardır bu şekilde bir hücum performansını Fenerbahçe taraftarı görmemişti. Avrupa’nın 5 büyük ligiyle kıyasladığımız zaman xG Gol Beklentisi istatistiğinde Fenerbahçe Paris Saint Germain ve Manchester City’nin hemen arkasından geliyor. Bunun yanında “Big Chances” yani yakalanan büyük şanslara baktığımızda Fenerbahçe yakaladığı 30 şans ile ligin açık ara farkla lideri. Hatta göze hoş gelen bir futbol oynayan bir başka şampiyonluk adayı Trabzonspor’un yakaladığı sayı 15, Fenerbahçe tam 2 katı kadar. Muazzam bir hücum performansı cidden. Üstelik fikstürün en zor dönemlerinden geçtiğini Galatasaray, Başakşehir, Trabzonspor ve Alanya gibi rakiplerle oynadığını hesaba katarsak harika istatistikler.

Fenerbahçe’de Yanlış Giden Noktalar

Peki Fenerbahçe neden ilk 7 haftada 21 puanın sadece 11’ini toplayabildi? Fenerbahçe’de yanlış giden noktalar nelerdi? Burada karşımıza çıkan ilk husus Fenerbahçe’nin savunma dörtlüsünde Zanka dışında kimsenin orijinal mevkisinde oynamamasıydı. Özellikle Jailson buradaki en büyük sorun olarak gözümüze çarpıyor. Fenerbahçe Jailson üzerinden tam 4 gol yedi. Jailson’ın stoper oynamakla uzaktan yakından ilgisi olmamasına rağmen pas oyununa verdiği katkı sebebiyle Ersun Yanal tarafından ısrarla stoperde oynatılması Fenerbahçe’ye ciddi sayıda puanlar kaybettirdi. Sonuç olarak Ersun Yanal şu 7 haftada hücum anlamında harika işlere imza atmış olsa da Jailson ısrarından dolayı bıraktığı puanlar nedeniyle en büyük eleştiriyi hak ediyor. İlk 2-3 hafta Jailson ile oynaması oyuncuların hazır olmamasıyla açıklanabilir fakat kendi transferleri Sadık ve Serdar’ın inatla oynatılmaması tamamen Ersun hocaya yazar.

Bunların yanında oyuncuların bireysel hataları da Fenerbahçe’nin kaybettikleri puanlarda büyük rol oynadı. Özellikle Alanya maçında Altay Jailson ve Ozan’ın hataları Fenerbahçe gibi büyük bir takıma hiç yakışmamıştı.

Bunun dışında göze çarpan bir diğer durum da Fenerbahçe’de gole katkı vermesi beklenen Deniz Türüç ve Max Kruse’nin bitiricilik anlamında beklentilerin altında kalması. Max Kruse harika oyun zekasıyla daha şimdiden 5 gole asist yaparak katkı vermiş oldu lakin kaçırdığı goller Fenerbahçe’nin daha şimdiden başını ağrıtıcı bir etken olarak karşımıza çıkıyor. Max Kruse gibi Fenerbahçe için en kilit rolde oynayan bir oyuncunun gole bizzat katkı vermesi gerekiyor. Zira Bundesliga’yı takip edenler bilir Max Kruse gayet iyi bir bitiricidir şut tehditi yüksek bir oyuncudur. Bu konuda ben Max Kruse’nin milli aradan sonra kısa bir sürede bu sorununu çözerek katkıda bulunacağını düşünüyorum.

Deniz Türüç Faktörü

Lakin Deniz Türüç için böyle bir fırsat büyük ihtimalle bir daha kolay kolay gelmeyecek. Victor Moses geldiği zaman çok büyük ihtimalle kulübeye geçecek olan Deniz’in rekabet edeceği sadece Moses olmayacak ameliyat olduktan sonra Dirar’la da bir mücadeleye girecek. Bu dönem onun için ciddi bir fırsattı fakat o bu dönemde beklentilerin bir miktar altında kaldı.

Fenerbahçe’nin şu an oynamaya çalıştığı oyunu “doğru” buluyorum. Zira istatistikler de bu oyunu fazlasıyla destekliyor. Hasan Ali Kaldırım, Victor Moses ve Garry Rodrigues’in dönüşüyle birlikte şu an oynamaya çalıştıkları bu doğru hücum futbolunun sonuç vereceğine inanıyorum. Bundan sonra fikstürlerinin de önceki oynadıkları rakiplere göre nispeten daha zayıf takımlarla devam ettiğini düşünürsek Fenerbahçe’nin bir çıkışa geçmesi muhtemel görünüyor…

1 Yorum

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here