Ana Sayfa Blog Galatasaray Club Brugge Maç Analizi

Galatasaray Club Brugge Maç Analizi

29
Galatasaray Club Brugge
Galatasaray Club Brugge

Galatasaray Club Brugge maç analizi yazıma hoş geldiniz. Temsilcimizin İstanbul’da, Türk Telekom Arena’da, konuk ettiği Belçika ekibi Club Brugge’a karşı 1-1’lik sonuçlanan müsabaka ile UEFA Avrupa Ligi biletini zora soktu. Fatih Terim’in açıklamalarının yine ön planda olduğu, tartışmaları beraberinde getirdiği müsabaka adına izlenimlerimi sizlerle paylaşacağım.

Kadrolar

Galatasaray Club Brugge müsabakasında ilk gözüme çarpan detay, Fatih Terim’in Şampiyonlar Ligi müsabakalarında uyguladığı 3-5-2 sistemini imkansızlıklardan dolayı uygulayamadığını ve 4-3-3 dizilişiyle sahaya çıktığını gördük. Defans hattında Luyindama’nın yokluğunda Donk’a yer veren Fatih Hoca, beklerde Mariano ve Nagatomo’yu kullandı. Eleştiri oklarını kendine çeviren ve yokluğu da takımda büyük eksikliklere yol açan Belhanda maça ilk 11’de başladı. Orta sahada Lemina ve Seri de Belhanda’nın partnerlerindendi. İleri uçta Falcao ve Andone’nin yokluğunda Adem Büyük santrafor görevini üstlenirken kanatlarda Feghouli ve Ömer Bayram hücuma destek veren isimlerdendi.

Öte yandan Club Brugge tarafına dönecek olursak kalede tecrübeli koruyucu Mignolet’i gördük. 4-1-4-1 sistemiyle sahaya çıkan Clement Hoca, tecrübesini futboluyla buluşturup önlibero mevkiinde bölgeler arası destek vermesi yönüyle Balanta’yı kullandı. Orta sahada takımın en yaşlı ismi 28 yaşındaki Vanaken tecrübesiyle orta alandaki hakimiyeti ve üçüncü bölgeye desteğiyle oyuna yön veren isimlerden biriydi. Hücum hattındaki varyasyonlara baktığımızda solda Diatta, sağda Dennis ve ileri uçta Openda’yı gördük. Bu üç oyuncu dripling kabiliyeti ve çevik futboluyla temsilcimizi çok zorladı.

İlk Yarı

Öncelikle genç ve dinamik bir takıma karşı mücadele veren temsilcimiz, Galatasaray Club Brugge müsabakasına iyi başladı diyebiliriz. Daha ilk dakikada Ömer’in uzak mesafeden frikik atışı ardından gelen röveşata pozisyonu taraftara ve takıma moral veren pozisyonlardandı. İlk yarıya iyi başlangıç yapan temsilcimiz, Ömer’in pasında Adem’in 11. dakikada yakaladığı pozisyonu gole çevirmesi sonucu öne geçerek rakibine karşı daha avantajlı bir duruma geldi. Nitekim ilk yarıya yansıyan pozisyonlarda daha avantajlıydık. Savunma dörtlüsünün yaptığı işler, Muslera’nın o genç ve dinamik hücum hattına karşı elinden geleni yapması takdir edilesiydi. Muslera’nın bu performansı sayesinde ilk yarıyı 1 – 0 önde bitirdik. İlk yarıya damga vuran isimler ise bence Galatasaray adına Lemina, Ömer ve Adem olurken Club Brugge tarafında ise Diatta, Dennis ve Openda hücum üçlüsüydü. Belhanda’nın ilk yarıda kayıp futbolu takıma ciddi hasar verdi diyebilirim. Eski Belhanda’yı izliyor olsaydık müsabakada ilk yarıyı en az 2 golle tamamlayabilirdik diye düşünüyorum.

İkinci Yarı

İlk yarıyı önde kapatan temsilcimiz ikinci yarıya herhangi bir değişiklik olmadan başladı. Galatasaray Club Brugge müsabakasının ikinci yarısında misafir takımın Rits’in yerine orta alanda yine genç ve dinamik bir isim olan Charles De Ketelaere hamlesi takımları adına önemli bir değişiklikti. Bu isim temsilcimize zorlu pozisyonlar oluşturdu. Yedek kulübesinden herhangi bir değişiklik hamlesi yapmayı doğru görmeyen Fatih Terim en çok bu noktada yanıldı diyebilirim. Zira rakibin genç oyuncularına karşı böylesine yaşlı bir kadro fiziksel olarak direnme gücünü etkiledi. Temsilcimizde koşmaktan yorgun düşen futbolcuların karşısında topu koşturan ve rakibi yormaya oynayan ve yine istediğine ulaşan bir Club Brugge vardı. İkinci yarının bütününe bakacak olursak eğer golün 90. dakikada gelmesi bile mucize. Rakip yaptığı anlamlı ataklarla golün geleceğini haber verdiler zaten. Dua edelim ki kalede Muslera vardı ki etkisi çok büyüktü. Son dakikada Club Brugge’ün en etkili oyuncularında biri olan Diatta’nın gerçekten takdire şayan golü Avrupa Ligi biletimizi de zora soktu.

Maç Sonu

Galatasaray Club Brugge müsabakasına dair en çok değinmek istediğim konu Fatih Terim. Müsabaka içerisinde opsiyonunun olmaması, sakatlık ve ceza durumlarının mevcut olması tabii ki sahaya sürülen futbolculara yönelik bir eleştiri yapma imkanı sunmaz bana. Ama rakibin gerçekten yorucu futboluna karşı 80.dakikaya kadar değişiklik için beklenmesi bence “Gelin gol atın kardeşim, biz burada sadece beraberlik istiyorduk zaten” imajının yakıştırılmasına sebep oldu. Asıl eleştirilecek mesele ise son zamanlarda klasikleşen absürt maç sonu açıklamalarının bu maç sonrası hat safhada absürt bir konuma gelmesidir. Maçta damga vuran isim yazımda sürekli ismini andığım üzere Ömer Bayram ve Adem Büyük’tü.

Özellikle elde edilen puan kaybının ,yada ben buna tam anlamıyla ‘başarısızlık’ diyorum, maç içerisinde en büyük emeği gösteren ve sürekli rakip yarı sahayı yormak adına mücadele eden Ömer’e yıkılmış olması çok üzücü. Fatih Terim’in “Hiç kimsenin bir yere gittiği yok. Ben Galatasaraylıyım bir kere.” gibi yorumlarının artık takıma kattığı herhangi bir pozitif faydası yok diye düşünüyorum. Sadece taraftarın sözlerle ikna edilebileceği bir teknik direktörlük onun gibi bir profesyonele yakışmıyor diye düşünüyorum.

Benzer İçerik: Wolverhampton vs Braga

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here